Bir Köy Hayali

Minik, sürdürülebilir topluluklar dürüst ve özverili bir katılımla mümkün olabilir.

2016 idi sanırım. Cansu’yu ziyarete gitmiştim. Yemek yedikten sonra ufak bir köy krokisi karalamaya başladık zihnimizde. Dörtgen bir köy merkezinin tam ortasındaki noktada büyük bir ağaç hayal ettik. Her köyün merkezinde bir ağaç olmalıdır. Ege’de genelde çınar ağacı olur bu. Köyün bütün sokakları merkeze çıkıyor tasarımda. Merkezden dört yöne doğru uzayan caddeleri var. Geniş köy meydanında etkinlikler, toplantılar ve törenler yapılabilecek kadar bir alan olmasını düşündük. Burada bir alanda oyunlar ve etkinlikler yapılabilir.

Köyde müzik yapan, şarkı söyleyen ve tiyatro yapan birileri olmalı. Her köy sakini kendi uzmanlığında diğer sakinlere yardımcı olur diye hayal etmiştik. Bir doktor hastalara bakar, duvar ustası inşaatlarda yardım eder. O sırada çok işi olmayan herkes, ihtiyaç olduğu kadar, yeni bir evin yapımına yardımcı olur.

Bu köyde ana odak da doğayla uyumlu yaşamak. Toprakla sağlıklı ilişkiler kurmak ve bunu sürdürmek için daha iyi yollar aramak olmalı görev. Köy meydanına en yakın binalarda kütüphane, çalışma alanları, marangoz atölyesi gibi yerler düşündük. Buranın gerçekten köyün kalbi olmasını istiyoruz.

Bir de köy kurulduktan sonra ziyaret edecekler için merkezde veya merkeze yakın bir misafirhane olsun istiyoruz. Daha önceden gittiğim bazı Anadolu köylerinde görmüştüm ve epey hoşuma gitmişti.

Yıllar önce henüz arkadaşken Cansu’yla böyle bir hayal kurmuştuk. Biz önce bir bahçemiz olsun istiyoruz, kendi su ve gıdamızı üretmek için elimizden geleni yapmak istiyoruz, ama en başta böyle bir hayal kurmaya başladık ve benim ruhumda güzel ve önemli bir yere yerleşti. Şimdi aile olduk ve yeni bir hayat kurmaya çalışıyoruz. Bu hayatı genişletmek de istiyoruz.

Geleceğin toplum yapısının “decentralized” (merkezsizleşmiş, özerk, özeksiz, dağılmış, yani saraylardan veya devlet dairelerinden, kağıt üstünde güncel olmayan bilgilerle fersah fersah ötedeki insanların ve toprakların akıbetine karar veremeyecek halde) olacağına, dolayısıyla ufak nüfuslu birçok yerel ekonominin sürdürülebilirlik esasıyla yaşamaya çalışacağına inanıyorum (Bu da yerel gıda ve su kaynaklarının üretim ve yönetimini iyi başarmayı gerektiriyor). Büyük merkezi sistemlerin bütüncül bakıştan yoksun (veya fazla bütüncül bakan da olabilir, yerel sorunlar yerel çözümler gerektirir), her yerde sürdürülmesi mümkün olmayan kararları bugün iklim krizine yol açan büyük nedenlerden biri gibi görünüyor.

Sürdürülebilir bir gelecek için karar mekanizmaları güçlendirilmiş, daha fazla yetkilendirilmiş ancak aynı zamanda hesap sorulabilir biçimde, yönetişebilen, herkesin karar alma süreçlerinden haberdar olabildiği toplumlar gereklidir, bunu başarabilen toplumlar da merkezsizleşmiş, sanayisizleşmiş, post-kapitalist geleceğin dünyasında hayatta kalıp gelişebilecektir.

Bunun için böyle ufak, sürdürülebilir bir köy hayali kurmuştuk. Çok basit bir hayal ve istek aslında, kendi gıdamızı kendimiz üretmek istiyoruz; kendi yuvamızı kendi ellerimizle kurmak. Bunun için öğrenecek çok şeyimiz ve gidecek çok yolumuz var, asıl ihtiyacımız olan biraz daha cesaret, çünkü konforlu vasattan konforsuz ideale geçiş hayal kurmak kadar kolay değil.

Exit mobile version